İnternet Sansürüne Medyadan Farklı Bir Bakış

0
675

15 Mayıstaki protesto yürüyüşünden sonra bu konuyla ilgili yeni bir yazı girmeyip, “acaba medyada nasıl yankı bulacak?” diye beklemiştim ki tam da beklediğim gibi protestonun sonrası çıkan ve sansüre karşı yürüyenlerin tarafında yer alacağını umduğum gazetelerde/televizyonlarda “50 bin kişi yürümüş haber yapalım bari” mantığında “lütfen” haber yapılırken, aksi görüşteki medya organlarında çok daha geniş kapsamlı yer buldu.

Halen interneti ne amaçla kullandıklarını kestiremediğim ve benim için -en azından teknoloji konusunda- “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan yazar” sınıfında yer alan yazarlar, toplumu bilinçlendirmeye(!) yönelik yazılarına devam ediyor. Bu işten birazcık anlayanların “yok artık” diyeceği yazılarda, protesto yürüyüşü yapanları adeta “potansiyel sapık” ilan ediyor, yürüyüşün tek maksadının siyasi olduğunu inatla savunuyorlar.

Örnek 1 – Akif Beki dün kaleme aldığı yazısının bir bölümünde alttaki satırlara yer vermiş:

“Yasanın tarif ettiği katalog suçlar arasında, Atatürk’e karşı işlenen suçlar da yer alıyor. YouTube, bu maddeden kapatıldı mesela. Maddeyi 2007’de o listeye sokturan ise CHP’ydi. Ne hikmetse sanal romantizm dalgası yükseltmediler o zaman.
Şimdi kalkmış, CHP ile kol kola ‘İnternetime dokunma’ kampanyası yürütüyorlar. İnternet yoluyla suç işlemek serbest, her türlü müstekrehliğe maruz kalmak da mecburi olsun demeye getiriyorlar.”

Yürüyüşteki 50 bin kişinin siyasi profilini, yürüyüşteki ufak bir kitlenin insanın CHP binasına el sallamasından çıkarmış sanıyorum.

Akif Beki 17 Mayıs 2011 / Radikal – ‘Tam bağımsız internet’ palavrası

Örnek 2 – Sabah Gazetesinden Nazlı Ilıcak, bugün yine köşesinden BTK ve TİB’ in konuyla ilgili açıklamalarına yer vermiş. Yazısına alttaki satırlarla başlamış:

“Bence bu gösteri, dezenformasyonun kitleleri nasıl etkilediğinin dersi olarak iletişim fakültelerinde okutulabilir. Gerçeği karartmak neden Türkiye’de bu kadar kolay? Çünkü gazeteciler okuyup araştırmıyor; herkes kendi doğrusunun peşinden koşuyor…”

“…Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Tayfun Acarer ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen ziyaretime geldi…”

Yazının tam metnini alttaki bağlantıdan okuyabilirsiniz. Zaten ilk satırlardan sizi nasıl bir yazının beklediğini anlayabiliyorsunuz. Fazla yoruma gerek yok bence. Bahsettiği kurumlar neden Nazlı Ilıcak’ a gidip açıklama yapma gereği duyuyor? Bu da benim Nazlı Ilıcak’ a sorduğum bir soru olsun.

Nazlı Ilıcak 18 Mayıs 2011 / Sabah – “Kimsenin internetine dokunmuyoruz

Örnek 3 – Haber7′ den Esra Elönü‘ nün 18 Mayısta kaleme aldığı yazının önce başlığı yazalım: “10 yaşında ayet bilmek yasak porno serbest!”

Yazısından dikkat çeken bir paragraf almak isterdim fakat o zaman başlı başına yazıyı buraya kopyalamam gerekiyor sanırım. Ama yazının bir giriş cümlesi var ki

“…Geçen hafta bir eylem gördüm. Emzikleri jöleli ergenler, saçları biberon sütüyle yıkanmış kızların açtığı pankartları zoomladım “Pornoma dokunma”…”

Benzer köşe yazarlarının da olduğu gibi Esra Elönü, interneti sadece pornodan ibaret sanan ve 10 yaşında çocuğun bilgisayar başına geçip direk porno sitelerine gireceğini zanneden, gönüllü bir “teknoloji yazar” olarak konuya farklı bir açıdan yorum getirmiş. Sansür konusunu da böyle bir şekilde kendi lehine çevirebildiği için tebrik ediyorum.

Esra Elönü 18 Mayıs 2011 / Haber7 – 10 yaşında ayet bilmek yasak porno serbest!

Örnek 4 – Habervaktim’ in sitesinde yer alan 2 haber var ki, başlı başına facia. Haberlere yorum yapmak ta isterdim ama “İnternet 101” dersinden başlayarak anlatmam gerekiyor. O da biraz uzun sürer diye direk haber linklerini veriyorum.

Habervaktim 17 Mayıs 2011 – Pornoculuğun adı özgürlük oldu!

Habervaktim 18 Mayıs 2011 – Filtre bahane rant şahane

Son olarak; bir de protesto yürüyüşünde elinde “Pornoma dokunma” yazılı pankart taşıyan kadını hedef alan yorumlar mevcut. Yürüyüşte çekilen karelerin birinde gözüken ve halen daha yürüyüşü bu kadının taşıdığı pankarta indirgeyen zihniyete, pankartın resmini ararken Ekşi Sözlük’ te bir yorumu gönderiyor ve alttaki Fırat karikatürünü ithaf ediyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here