İsveç Fosil Yakıtlardan Arınmış İlk Ülke Olmayı Planlıyor

0
51

Son birkaç yıldır, görece az nüfuslu ülkeler ya da bir takım ada ülkeleri, enerjilerini; güneş, rüzgar ya da su (hidroelektrik) gibi fosil dışı kaynaklardan elde etme konusunda gayret gösteriyorlar. Bu durum dünyada sevinçle karşılanırken, ABD ve Çin gibi dünyanın en büyük fosil yakıt tüketicilerinin bu gibi çabalara diğer ülkelere nazaran kayıtsız kaldıkları da bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Maalesef, büyük enerji tüketicisi ve fosil yakıt kullanıcısı ülkeler hamle yapmadan iklim değişikliği ile savaşmak imkansıza eşdeğer.

Yine geçtiğimiz yılın başında, Kosta Rika, 75 gün boyunca ülkenin tüm enerji talebini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı başarabildi. Bundan kısa bir süre sonra, ABD eyaleti Hawaii 2045 yılı itibariyle tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacağını taahhüt eden bir yasa geçirdi. Hawaii nedir ki deyip geçenler olabilir, ancak turizm potansiyeli ve her mevsim ağırladığı insanlar düşünüldüğünde ciddi bir enerji tüketimi olduğunu burada belirtebiliriz. Ardından Danimarka, Temmuz ayının müthiş rüzgarlı bir gününde, ülkenin o günkü enerji talebinin %140’ı kadar elektriği tek başına rüzgardan üreterek Guardian gazetesine haber oldu. O gün üretilen elektriğin fazlası Almanya, Norveç ve İsveç’e satıldı.

Bu durum İsveç’in ağırına gitmiş olmalı ki, onlar da bu olaydan az bir zaman sonra 2016 bütçesi ile başlayarak iklim değişikliği ile mücadelede ve yenilenebilir enerji sahasında kullanılmak üzere fazladan 360 milyon euro harcayacaklarını ilan ettiler. Nihai hedefleri ise fosil yakıtlardan tamamen ve kalıcı olarak arındırılmış ilk ülke olabilmek. Bunun için de güneş enerjisine ayrılan pay %800 artırıldı. Adamlar daha ne yapsınlar diyoruz.

Ancak bu ulusal hedef henüz bir takvime oturtulmamış. Buna rağmen İsveç Hükümeti, başkentleri Stockholm’ün enerji ihtiyacını 2050 itibariyle tamamen sürdürülebilir enerji kaynakları ile karşılamayı hedeflediğini açıkladı.

Sonra ne mi oldu? Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın 2016 Kasım’ında Paris’te toplanacağı duyuruldu. İsveç’in ve tabii Danimarka’nın bu konuda inisiyatif almaları konferansın diğer katılımcılarını da cesaretlendirmiş olmalı. Umuyoruz.

The Ecologist, İsveç’in aynı zamanda yaşlanan altyapıları nedeniyle nükleer enerji tesislerini de kapatmaya hazırlandığını yazdı. Bununla beraber, kapatılacak olan nükleer tesislerin nasıl ikame edileceğine dair bir haber çıkmadı. Ancak İsveç Hükümeti’nin nükleer enerjinin de fosil enerji gibi doğaya zararlı olduğunu düşündüğü biliniyor. Burada belirtmeliyiz ki, nükleer enerji tesislerinin karbon ayakizleri fosil yakıt kullanan enerji tesislerine göre iklim değişikliğine neden olma bakımından hayli masum, hatta bu konuda yenilenebilir enerji kaynaklarıyla da yarışıyorlar. Bu haberi de inNature dergisi yapmış.

Almanya’nın son hamlelerinden de anlayacağımız üzere hükümetler nükleer tesis kapatma konusuna biraz da politik baskılar sebebiyle yakın duruyorlar. Japonya’daki Fukuşima Kazası’nda olduğu gibi bir felaketle karşılaşmamak için Almanya 2022 yılına kadar nükleer tesisleri tamamen kapatacağını duyurmuştu.

Almanya, elbette tsunamilerden ya da büyük depremlerden çok sık zarar gören bir ülke değil hatta nükleer tesislerin böyle bir felaket yaratma riski neredeyse sıfır. İşte politik baskıların gücü de burada ortaya çıkmış durumda.

Nükleer tesislerden de kurtulma niyetinde olan İsveç ise, yüzyılın ikinci yarısına tamamen yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kullanan bir ülke olarak girme yolunda ilerliyor. Halihazırda ülkenin enerji ihtiyacının üçte ikisi fosil dışı yakıt ve kaynaklardan üretiliyor. Ana kaynakları hidroelektrik santralleri ve nükleer güç üretimi.

İsveç’in hem nükleer güçten arınması hem de fosil yakıtları tamamen oyun dışına itmesi ve varlığını tam olarak yenilenebilir ve sürdürülebilir enerjiyle devam ettirmesi mümkün olacak mı? Yaşarsak göreceğiz.

Not: Yazı iflscience.com sitesinden yorumlar eklenerek farketmez.net editörü tarafından çevrilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here