İnternet Sansürü ve İnternetin Filtrelenmesi

3
343

Nihayet geçtiğimiz günlerde ne olduğunu öğrenebildiğimiz “Çılgın Proje“nin ardından, son günlerin en çok tartışılan ikinci konusu “İnternet sansürü“. Hatta Türk internet kullanıcıları için gündemin bir numaraları maddesi, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından hosting firmalarına gönderilen ve içerisinde ‘sakıncalı‘ kelimelerin bulunduğu bir liste. Günlük gazeteleri veya haber sitelerini takip edenler, sırf ilgi ziyaretçilerin ilgisini çekebilmek adına ya da konu hakkında fikir sahibi olmadıklarından zannediyorum listeden bir kaç kelime seçip ” x kelimesi geçen siteler kapatılacak..” başlıklarıyla haberi verdiler. Tabi internet sansürüne artık olağan bir durummuş gibi alışan insanlarımızda paniğe kapıldı. Konunun bu kadar karışmasına gönderilen bildirinin son paragrafı neden oldu.

Buna göre barındırdığınız alan adlarında İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içeriklerin bulunmaması gerekmektedir. Aşağıda İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içerik bağlamında değerlendirilebilecek kelime gurupları verilmiştir. Bu kelime guruplarını barındıran içeriklerin çıkarılması ile ilgili alan adlarının hizmetine son verilmesi ve son durumun mail ile tarafımıza iletilmesi gerekmektedir.’

Durumu daha iyi izah etmek adına hosting firmalarına sonradan gönderilen mailde, ilk gönderilen maildeki sakıncalı olabileceği düşünülen kelime gruplarındaki 1 numaralı kelime grubunun geçtiği alan adlarının barındırılmaması, 2 numaralı anahtar kelime grubunun alan adından ve 3 numaralı anahtar kelime grubunun ise içerikten kontrol edilerek gerekli önlemlerin alınması amaçlandığı söylendi. Yani doğrudan yasaklanacak kelime sayısı 11. Geri kalan 127 kelimenin geçtiği alan adlarına sahip sitelerin ise bu sitelere hosting hizmeti veren firmalar tarafından incelenmesi/takip edilmesi, eğer hizmet verilen site bahsi geçen kelimelerle ilişkili ise, suça teşvik edilmemesi için gerektiğinde kapatılması isteniyor.

Yazının buraya kadar ki kısmı, işin aslı astarını öğrenmek isteyen, çeşitli sitelerde gördüğü “Sarışın, nefes, haydar, etek, hikaye,itiraf vs… kelimesi içeren siteler kapatılacak” tipi haberleri dikkate almaması için, bilgilendirme amaçlıydı.

Ve sonuçta listede 1 numaralı kelime grubunda yer alan kelimelerin geçtiği alan adlarının sorgusuz sualsiz kapatılması da olacak iş değil. Olaya biraz mantıklı bakarsanız bu kelimeleri günlük hayatta da müstehcen – kime göre müstehcen? – anlamları dışında kullanıyoruz. Örneğin; “sokma” kelimesini “forma sokma, zarara sokma, hizaya sokma vs..” gibi anlamlarda kullanabiliyoruz. Bu şekilde alınan alan adların yasaklanması, her ne kadar garip suçlamalarda kapatılan siteleri görsek de biraz mantıksız geliyor. Bu kadar da olmaz diye düşünüyorum ve belli bir kriteri de olmalı.

Ancak işin asıl ürkütücü yanı bu liste değil. Bu sene 22 ağustosta yürürlüğe girmesi beklenen tasarıya, artık Türkiye’ deki bütün internet kullanıcıları filtrelemeye maruz kalacak. Tasarının içeriği ve detayları tam olarak bilinmiyor ve bu yüzdende ucu açık kalan, cevap bekleyen birçok soru oluştu insanlarında aklında. Bir aksilik olmazsa yürürlüğe girerek tasarıya göre, biraz önce de dediğim gibi her internet kullanıcısı bir profil seçmek zorunda kalacak. Örneğin Aile Profili‘ni seçtiğinizde, BTK’ nın kara listesinde olan sitelere hiç bir şekilde erişilemeyecek. Kullanıcı tarafından istenirse de oyun, sohbet veya sosyal ağlara erişim engellenecek. Çocuk Profili‘ni seçtiğinizde, sadece BTK’ nın kara listesinde olmayan sitelere erişebilecek. Bu profilde otomatik olarak Twitter, Facebook gibi sosyal ağlara, oyun sitelerine ya da sohbet sitelerine erişim engellenecek. Yurtiçi İnternet Profilinde ise sadece Türkiye merkezli sitelere erişim mümkün olacak. Eğer bu profillerden hiçbiri size uymuyorsa Standart Profili seçerek BTK’ nın kara listesinde olan ya da olmayan tüm sitelere erişebilecek. Bugüne kadar engellenen sitelere DNS değiştirerek girilebiliyordu.Yalnız sanmayın ki şu an olduğu gibi DNS adreslerini değiştirerek TİB tarafından kapatılan sitelere erişebilecek. Halen kapalı olan hiçbir siteye DNS değiştirmek, proxy kullanmak, tunel siteleri kullanmak vs.. hangi çözümü kullanırsanız kullanın kesinlikle girilemeyecek. Eğer bir şekilde bu engellemeyi aşmaya kalkarsanız bununda cezai yaptırımı olacak.

Youtube, Vimeo, İzlesene vs.. gibi video siteleri zaten daha önce erişime engellenen ve şu anda her an engellenebilecek türden siteler. Bu tip sitelerin yanında müstehcen içerik barındıran neredeyse her site anında kapatılıyor. Bu noktada insanın aklına daha önce de söylediğim gibi “Neye göre müstehcen?..Kime göre müstehcen?” soruları geliyor. İnsanların internetteki özgürlüğünü kısıtlamak, devlet tarafından biri otokontrol mekanizması oluşturmak, her müstehcen siteyi “Çocuk istismarının önüne geçiyoruz” diyerek kapatmak, internetin güvenli kullanımı için midir? Yoksa ‘hangi siteye girip hangilerine giremeyeceğini düşünemeyecek zekada olan insanlar(!)’ için  bir “İnternet sansürcülüğü” müdür?

Not: Konuda bahsi geçen ve hosting firmalarına gönderilen 138 kelimelik yasak listesini ve yazının tam metnini merak edenler buradan ulaşabilir.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here