Bill Gates: Robotlardan VERGİ Alınmalı!

0
49

Bu hafta San Francisco vilayet binasında, şehrin önde gelenleri yeni ve cesur bir dünya için öncülük ettiler.

San Francisco şehrinin tek seçilmiş Cumhuriyetçi temsilcisi Jane Kim, robotların istihdamın doğasını değiştirdiklerini ve sahiplerine zenginlik sağlamaya odaklandıklarını belirtti.Yani artık robotları vergilendirmeyi düşünmenin vakti geldi.

Yani artık robotları vergilendirmeyi düşünmenin vakti geldi.Kim, “Bu robotlar üzerinden elde edilen kârın küçük bir bölümünü alarak, bu makineler tarafından işinden edilen insanları yeniden istihtam etme amacıyla kullanmaya başlamalıyız.” şeklinde konuştu.

Kim, “Bu robotlar üzerinden elde edilen kârın küçük bir bölümünü alarak, bu makineler tarafından işinden edilen insanları yeniden istihtam etme amacıyla kullanmaya başlamalıyız.” şeklinde konuştu.

San Francisco şehri için bu durum çok uzak bir gelecekte görünmüyor. Teknolojik postacı robotlar şehrin kaldırımlarında dolaşıyorlar. Bu robotlardan alınan permi fiyatı her blok (şehrin bir bölümü) için 66 dolar. Sürücüsüz araçların sokaklarda gezebilmesi için ise, eyalet lisansı ücreti 150 dolar.

Kim’in bu önerileri, geçen ay Bill Gates’in vermiş olduğu bir röportaja karşı reaksiyon olarak görülüyor. Bill Gates, Quartz’a yaptığı açıklamalarda, makinelerin istihdamda insanların yerini almasını yavaşlatmak için onları vergilendirmek gerektiğini, böylece adil rekabetin sağlanabileceğiniz söylemişti. Bu vergi türü, aynı zamanda, hükümetlerin kaybedeceği kitlesel gelir vergisi hasılatlarını da tazmin edebileceğini de belirtmişti Gates.

Bill Gates, Luddite*

*Luddite kavramı, 19. yüzyılda İngiltere’de hızla gelişen sanayi ve teknoloji yüzünden işini kaybetme korkusu yaşayan ve bu nedenle teknolojiye karşı çıkan işçileri tanımlıyor.

İktisatçılar ve politikacıların bazıları da Bill Gates’i devrin Luddite’si olarak ilan ettiler. Bu yaptığı açıklamaların ise çılgınca olduğunu düşünüyorlar.

Kendi milyarder arkadaşları içinde de yalnız kalmış gibi görünen Bill Gates’in korkusu, Silikon Vadisi’nde bu büyük fikirleri geliştirenler tarafından, bu fikirlerin yakın zamanda emek piyasasında ve toplumun yapısında meydana getireceği değişiklikler göz önünde bulundurularak paylaşılıyor.

Yakın zamanda, Elon Musk, Marc Andreeson, Facebook’un kurucu ortağı Chris Hughes, Pierre Omidyar ve Sam Altman gibi ünlü isimler de, evrensel bir asgari ücretten bahsetmişlerdi. Robot vergisi bu evrensel ücret kavramını fonlayabilecek bir vergi olarak da karşımıza çıkabilir.

Elon Musk, evrensel asgari ücretten bahsededursun, iş robot vergisine geldiğinde robot teknolojileri ve otonom sürüş teknolojileri kullanan Tesla’nın hissedarları bu duruma karşı çıkabilirler.

Robot Vergisi’nin en büyük eleştirisi, böyle bir verginin ekonomiyi sürdürmek için gerekli olan inovasyon sürecini yavaşlatacağını savunmak olarak göze çarpıyor. Yeni teknoloji ekonominin büyümesini sürdürmek için gerekli bir unsur, ve çoğu ekonomist, ekonomilerin büyüme ortalamalarının zaten ortalamanın altında olduğunu ileri sürüyorlar.

Yalnız Bill Gates de her iktisat ders kitabında bulunabilecek bir prensibe dayanarak bu görüşünü savunuyor: Vergiler istihdamı azaltmada minimum etki yapmalılar ve büyümeyi azami hale getirmeliler. Bu durumda, iş kaybının keskin etkilerini hafifletmek ve aşamalı olarak bu tür bir vergi uygulamak, yeni teknolojinin benimsenmesindeki yıkıcı etkileri de azaltacak.

ABD Hazinesi eski sekreteri ve Harvard’lı iktisatçı Lawrence Summers, bu önerinin ekonomiyi kaygan bir zemine çekebileceğini söylüyor. Her yeni teknolojinin net sosyal faydasının hesaplanmasının çok zor olduğunu belirten Summers, bazı teknolojilerin iş kaybına yok açtığını ancak ATM’ler ya da kelime işlemcileri gibi cihazların herkes için daha verimli bir durum yarattığını, aşı uygulamalarının da tıbbi çalışanlar için iş kaybı anlamına geldiğini de ekliyor.

Diğer tüm riskli durum-kaygan zemin-slippery slope tartışmaları gibi, bu görüşün, gerçekliğin bir kısmını görmezden gelen teorik bir vakum gibi çalıştığı da bir gerçek. Çünkü Gates mülakatında, bu tür vergilerin, belirli bir zamanda en çok zarar gören sanayilerde adaleti sağlama amacıyla kullanılabileceğini belirtmiş.

 

Uçurum Yaklaşıyor

ABD, yukarıda bahsedilen iş kaybı patlamalarından birine doğru yuvarlanıyor olabilir. Şehir içi kurye robotlar, kendini süren Uber araçları sadece işin bir kısmı, ancak Amerika’nın kalbi, otomasyonun yeni dalgasına dayanamayıp yara alabilir. Ülkede tahminen 3,5 milyon tır ve kamyon şoförü var, eyaletlerin yarısından fazlasında en çok istihdam yaratan iş tır ve kamyon şoförlüğü.

Aynı zamanda bu meslek, üniversite diploması gerektirmeyen ve orta sınıfa hitap eden bir iş kolu. Bu işi yapanların bir çoğu da geçtiğimiz on yıllarda fabrikaların kapanmasıyla işlerini kaybeden insanlar. Bu insanların neredeyse tamamı, önümüzdeki 10 yıl içinde işlerini kaybedebilirler. Otto (Uber’in bir şirketi) gibi şirketler insansız tırlarla çalışıyorlar. Bu tırlardan oluşan bir konvoy geçenlerde Batı Avrupa’ya gönderildi.

 

Tır şoförlüğünün en büyük istihdam unsuru olduğu eyaletlerden üç tanesi hariç tamamı başkanlık seçimlerinde Trump’a oy verdiler. Ancak bu ekonomik sorun Trump tarafından ekonomik popülizme rağmen henüz dile getirilmedi. Trump idaresinin düzenlemeler ve vergiler konusundaki isteksizliği de göz önüne alındığında, böyle bir vergi uygulaması seçenekler arasında görünmüyor.

Dahası, cumhuriyetçi delegelerin bulunduğu eyaletlerin bir çoğu, iş yatırımı çekme konusunda da açlar. Trump’ın ulaştırma sekreteri Elaine Chao, potansiyel bir çözüm önerisiyle ilgili somut detay vermeden bu konuya değindi. Chao, “Eski bir istihdam sekreteri olarak, bu tür zorlukların aşılmasıyla çok çok yakından ilgiliyim.” şejlinde konuştu ve ekledi “insanları dönüştürmek durumundayız ve bunu aklımızda tutmamız gerekiyor.”

Büyük Resim

McKinsey Global Institute tarafından yapılan güncel bir çalışmada, dünyadaki istihdamın yarısının insandan teknolojiye aktarılacağı ve bunun şu an mevcut olan ya da geliştirilmekte olan teknoloji sayesinde gerçekleşeceği tahmin edildi. Bu da 16 trilyon dolarlık bir ücretin ödenmemesi anlamına geliyor.

İyi haber ise, bu çalışmada sözü edilen yer değiştirmenin, diğer tahminlere göre çok daha yavaş gerçekleşeceğinden bahsedilmesi. Yani olay sadece teknolojinin geliştirilmesi değil, bu teknolojilerin geniş ölçekte uygulanmasının ve piyasaya yayılmasının alacağı zaman.

Ancak yukarıda verilen meblağ üzerinde evrensel olarak uzlaşılmış durumda. OECD’nin geçen yıl yaptığı bir çalışmada, gelişmekte olan şirketler için gelecek 20 yılda bu makine-insan değişimi %9’lar seviyesinde gerçekleşecek.

Ancak, görülen bir sonuç var ki, öyle ya da böyle, er ya da geç, teknolojinin yürüyüşü durdurulamayacak. Diğer çalışmalarda da görüldüğü gibi, bu yer değiştirme durumu zenginlere fayda sağlayacak.

Bu arada belirtmek gerekir ki, ABD diğer gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha yüksek bir kurumlar vergisi uyguluyor. Trump kurumlar vergisini %35’ten %15’e düşürme sözü vermişti. Hal böyleyken bile, kurumlar tarafından ödenen federal vergiler, 1950 yılından beri bir düşüş trendi içinde. Çünkü, vergi cennetlerinin ve diğer yasal açıkların kullanımı yaygınlaştı. ABD Hükümetine bağlı USGA ofisi, 2008 ve 2012 yılları arasında efektif vergi oranlarının zaten %15 olduğunu ortaya koydu. (Efektif Vergi Oranı: Yasal vergi oranlarına rağmen, çeşitli indirimler, muafiyetler, vergi harcamaları ve kaçınmalar sonucu hesaplanabilen gerçek vergi oranlarıdır.) Karlı şirketler daha düşük oranlarda vergi ödüyorlar ve şirketlerin üçte ikisi de hiç vergi ödemiyor.

Robot vergisi siyasi olarak uygulanabilir görünse bile, büyük şirketlerden böyle bir vergi tahsil edilip edilemeyeceği oldukça belirsiz. Bir çok düzenleyici uygulamanın ABD’de radikal görünmesi gibi, robot vergisi Avrupa’da da ileri sürüldü, Ancak AB kanun yapıcıları, yukarıda bahsedilen eleştirilerden dolayı bu vergi türünü şimdilik rafa kaldırdılar.

Asıl Mesele

Yukarıda anlattıklarımızdan bir robot vergisi fikri oluşmuştur ancak gerçekte bu vergi, sermayenin sadece özel bir şeklini ilgilendiriyor. Yani verginin muhatabı, bir şeyler üreten şirketlerin kullandıkları emek-dışı fiziksel araçlar. Hükümetlerin etkili olarak zenginliği dağıtabilecekleri, sermaye üzerine yöneltebilecekleri ve istihdamı koruyabilecekleri bir çok politik araç mevcut ancak bu araçlar, büyük isimli önemli bir adamın fütüristik distopyası kadar kamuoyunun ilgisine mazhar olamıyorlar.

İlk adım problemi tanımlamak. San Francisco özelinde, yeni yükselen teknoloji zenginleri, sol eğilimli şehrin siyasetçilerinin Silikon Vadisi’ni karıştırmasının önüne geçemediler. Şehir hem siyasette hem de teknolojide ilerleme kaydediyor. Bu yönüyle tek. Bu özelliklerinden dolayı da, siyasetin ve teknolojinin arasındaki çarpışmaların ülkenin geri kalanına yayılması için bir patlama merkezi olma eğiliminde.

Belki sonraki kavga da robot regülasyonları için çıkabilir.

 

Robotlar Vergi Ödeyecek Mi?

Bizde robotlar vergi ödeyecekse şöyle durumlar yaşanabilir;

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here